BES; Hükümet Ruhban Okulu Politikasını Ciddiyetle Ele Almalıdır
BES; Hükümet Ruhban Okulu Politikasını Ciddiyetle Ele Almalıdır
AB'nin Türkiye'den beklediği 'açılımlar' arasında yer alan ve ABD Başkanı Barack Obama'nın Ankara ziyaretinde açılmasını temenni olarak dile getirdiği ve Başbakan Tayyip Erdoğan’ın, “Sen kalkıp Batı Trakya’da benim vatandaşımın seçmiş olduğu bir müftüyü resmî olarak seni tanıyorum demezsen, olmaz! Ama tanırsan açılabilir” dediği Heybeliada'daki Ruhban Okulu konusunda hükümetin izlediği politikayı tarihi köklerden mahrum bir yaklaşım olarak değerlendiren Bağımsız Eğitimciler Sendikası BES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı ve Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’yu uyararak “Yunanistan Türklere müftü seçiminde hak tanırsa, Hükümet Heybeliada Ruhban Okulunun “Patrikhane’nin şartları” dahilinde açılmasına izin verecek mi? Peki Yunanistan bunu bir defaya mahsus yaparak Patrikhane’nin amacına ulaşmasını sağlasa ve bir sonraki dönemde vazgeçtim, derse, Türkiye Patrikhaneyi kapatabilecek mi? Kıbrıs Rum Kesimi AB üyesi olurken Londra ve Zürich antlaşmalarından doğan haklarını kullanarak bu işe engel olmasın diye Türkiye’ye nice sözler verildi, bunlardan hiçbiri tutulmadı. Rumlar AB üyesi olarak Türkiye’nin önündeki en büyük engel haline geldi. Bu nedenle ABD ve AB’nin gönlünü yapmak, Türk kamuoyumu ikna edecek mantıksal popülist yaklaşımlar sergileme lüksümüz kalmamıştır” dedi.
Patriğin ekümenikliğinin tanınması ve Ruhban okulunun bağımsız bir statüyle açılması olayını “Papa İtalya'ya ne getiriyorsa, Patrik de Türkiye'ye onu getirebilir” yaklaşımıyla değerlendirmenin büyük bir yanılsama olacağını söyleyen BES Genel Başkanı Gürkan Avcı, Bunu test etmek için Papa’nın İtalya’ya ne getirdiğini iyi bilmenin yanında Türkiye’nin İtalya olmaya niyetinin ve hazmedebilirliğinin olup olmadığını çok iyi anlamamız gerekiyor. “Heybeliada’dan yetişecek 200 tane papazla gençlik hristiyan mı olacak sanki?” diyen Milli Eğitim eski bakanı Sayın Hüseyin Çelik’in, eski Cumhurbaşkanımız rahmetli Özal’ın PKK terör örgütü için “dağdaki üç beş çapulcu” tanımlamasını artan misyoner faaliyetleriyle birlikte hatırlaması yerinde olur. Biz Heybeliada Papaz okulu açılmasın demiyoruz, yalnızca konunun ciddiyetle ele alınmasını ve bir devlet kurumuna veya uygun bir ilahiyat fakültesine bağlı olarak açılması gerektiğinin önemine işaret ediyoruz, dedi.
Başbakan Erdoğan'ın Patrikhane konusunda 'Hıristiyanların iç işi' değerlendirmesini doğru bulmadığını kaydeden Gürkan Avcı, Patrikhane'nin statüsü Lozan'da belirlenmiştir. Lozan'da tespit edilen temel prensibe aykırı talepleri reddetmek durumundayız. AB’nin ve Patrik'in Yunan destekli iddialarını kabullenirsek Lozan delinmiş olur. Kaldı ki, Yunan Hükümeti, AB'nin de gücünü kullanarak İstanbul'da Ortodoks dünyasını temsil eden bir makam yaratmak istiyor. Patriklik ve Yunan hükümeti 'Megali İdea'nın gerçekleşmesi için işbirliği yapıyor. 18. asırdan beri bütün Yunanlıların gönlünde yatan emel İstanbul'da Yunan hakimiyetini yeniden kurmak, Kıbrıs'ta, Pontus'ta Batı Anadolu'da Bizans'ı ihya etmektir. Sıradan Yunan vatandaşlarının dahi itirafına tanık oluyoruz ki; Her Yunan bu inançla yaşıyor. Yunan makamlarının, patrikhane için 'Türkiye'nin büyükelçisi' tanımını yapıyor olması da bunun bir göstergesidir, dedi.